26 Ekim 2017 Perşembe

Yakarış



“De ki: ‘Duânız olmasaydı, Rabbim size değer verir miydi?” (Furkân 77).

Duâ; Allah’a yalvarma, yakarış, niyaz, Allah’tan hayır ve rahmet dilemek” anlamındadır.

İnsan “duâ eden varlık”tır. Bunu ya müslüman olarak; “Rabbinize yalvara-yalvara ve için-için duâ edin. Şüphesiz O, haddi aşanları sevmez” (A’raf 55) şeklinde, yada lâik ve seküler bir tarzda; “umarak”, “umma”, “umarım” deme şeklinde yapar. Yâni insan sürekli olarak, arzu ettiği şeylerin olmasını arzular ve bunun için de ya sesle, yada gönlünde geçirerek dilekte bulunur. Fakat insanlar bilgiyi, hayâtı, yasaları tam anlamıyla kuşatamadığı için, hayra duâ ettiği gibi, şerre de duâ eder ve yaptığı duânın, bir-zaman sonra tam tersi için duâ etmeye başlayabilir: “İnsan hayra duâ ettiği gibi, şerre de duâ eder. İnsan, pek acelecidir” (İsrâ) 11. İşte bu nedenle, insanın duâ ederken kullanacağı en uygun cümle kanımca şudur: “Allah’ım!; hakîkati ancak Sen bilirsin, bize en hayırlısını ver Rabbim”.

İşte ben de hayâtım boyunca duâ eden biri olarak buna çok önem verdim ve duâlarımı bu merkezde yaptım. Bir diğer önem verdiğim konu da, duânın sâdece kendi merkezimizde değil, tüm insanları kapsayacak şekilde yapılmasıdır. Bu nedenle tüm mazlumları, zayıfları ve müslümanları da duâma ortak ederek” yaptım duâmı. Yâni duâ, “ben”, “bana”, “beni” şeklinde değil de, çoğul olarak; “biz”, “bizi”, “bize” şeklinde olmalıdır. Duânın bu şekilde yapıldığında daha çok ve çabuk kabûl edildiğine inanmaktayım. Bu nedenle de özellikle müslümanların “bencil duâlar”da bulunmaması gerektiği kanısındayım. 

Hayâtım boyunca yaptığım duâmdaki bâzı sözler ve cümleler zamanla değişse de genel anlamda aynı duâdır ve ben bu duâyı yazıya da dökmek istedim. Yaptığım duâ ve yakarıştaki bâzı cümleler “kendime has” olduğu için yazıya dökmedim. Yaptığım yakarış ve duâm genel anlamda şu şekildedir:

Euzübillâhimineşşeytânirracim, Bismillâhirrahmânirrahim. Elhamdulillâhi rabbil âlemîn es-salâtü vesselâmü alâ resûlinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. 

Allah’ım!; Şüphesiz Sen her-şeye kâdirsin. Helâl yoldan her-şeyin en hayırlısını ver bize. Duâlarımızı kabûl et, günahlarımızı-kusurlarımızı affet. Annemi, Babamı, kardeşlerimi, eşimi, çocuklarımı, âilemin diğer üyelerini, eşimin âilesini, akrâbalarımı, dostlarımı, arkadaşlarımı, komşularımı, Dünyâ’nın her yerindeki mazlumları, mâsumları, hayrave duâya lâyık olanları ve beni, maddî-mânevî hastalıklardan, kötülüklerden, kazâdan belâdan koru, şifâlar nasip eyle. Bizi bildiğimiz-bilmediğimiz musîbetlerden ve hastalıklardan koru, hastalıklarımıza şifâ ver ve tekrâr etmesini önle. Hayâtımız boyunca sağlıklı, mutlu, huzurlu, îmanlı uzun ömürler nasip eyle.

Allah’ım!; Bizi hırsızdan, arsızdan, kazâdan, belâdan, kavgadan, doğal âfetlerden (yangın, sel, deprem) ve doğal olmayan âfetlerden-kötülüklerden; (trafik ve iş kazâları, her türlü zehirlenme, boğulma, düşme) koru, akıl ver, zekâ ver, işlerimizde başarılı olmayı nasip et. Kullandığımız her türlü araçları kazâsız-belâsız kullanmayı nasip et. Allah’ım!; hepimize, temel ihtiyaçlarımız olan ev (barınma) araba (taşıt) iş ve eş nasip et. Bunların hayırlı olmasını nasip eyle. İhtiraslarımızı ihtiyâcımız kılma!. Âilemizle, yakınlarımızla, eşimizle, dostlarımızla, arkadaşlarımızla, müslümanlarla ve mazlumlarla iyi geçinmeyi nasip et, iletişimimizin kopmamasını nasip eyle Allah’ım!.

Allah’ım!; Seni hissetmeyi, Sana îman etmeyi, Sana iyi ve hakkıyla bir kul olmayı nasip et. Peygamberimizi tanımayı, o’nun “güzel örnekliği”ne uymayı ve ona iyi bir ümmet olmayı nasip eyle. Kur’ân’ı okumada, öğrenmede, idrâk etmede, uygulamada, anlatmada ve yazmada en doğrusunu yapmayı nasip et. Nice kitaplar, yazılar, okumalar, arkadaşlar ve yeni fikirler ve düşünceler nasip et, yeni idrakler edinmeyi nasip eyle.

Allah’ım!; İlmimizi, sabrımızı ahlâkımız arttır, kaldıramayacağımız yükler yükleme!. Bize ekonomiyi fazla düşündürtme, geçimi fazla dert etmemeyi nasip et, bize kerîm dertler ver ve küçük önemsiz dertleri dert edinmekten uzak tut. Hayırda önde gidenlerin (sâbikûn) arasına kat, dosdoğru yoldan ayırma!. Sâlih ameller nasip et ve sâlihlerin arasına kat. Değiştirebileceğimiz şeyler için güç, değiştiremeyeceğimiz şeyler için sabır ver, aradaki farkı anlamak için akıl ver. Her türlü hayra muhtâcız Allah’ım!, bize “hesapsız rızıklar” nasip eyle, hâlimiz arzu-hâlimizdir Allah’ım.

Allah’ım!; Müslümanları ve mazlumları zâlimlerin elinden kurtar, müslümanların içinden bir lîder öncülüğünde “emr-i bil mâruf ve nehyi anil münker” yapan bir topluluk çıkar, bu topluluk vesilesiyle Müslümanlar, mazlumlar ve mâsumlar, Dünyâ’nın nesneleri olmaktan kurtulup Dünyâ’nın özneleri hâline gelsinler. Hak ve hakîkat, adâlet ve eşitlik sarsın ve kuşatsın Dünyâ’yı, senin sözün-dînin Dünyâ’ya hâkim olsun. Böylece zulümler-mazlûmiyetler bitsin ve Dünyâ “cennetin bir şûbesi”, “dârus-selam” olsun. Asr-ı Saadet süreci yeniden başlasın ve kıyâmete, “son saat”e kadar devâm etsin Allah’ım!.

Rabbim!; ilmimizi arttır, bizi cehâletten kurtar, sapık yollardan ve her türlü sapıklıktan ve fahşâdan uzak tut. Nefsimize hâkim olacak bir irâde nasip et. Bize Dünyâ’da da iyilik ver âhirette de iyilik ver. Bizi modern zamanların fitnelerinden, saptırıcılarından ve sapıklılarından uzak tut. Açları-susuzları, çıplakları, evsizleri, mazlumları kurtar. Bize ciddiyet, azim, gayret, sabır, izzet, haysiyet ve fıtrata uygun davranışlar nasip et. Bizi “şükreden kullar” kıl. Allah’ım!; duâlarımızı-yakarışlarımızı kabûl et. Bizi en nihâyetinde cennetinde buluştur Allah’ım!.

“Biz yalnızca Sana ibâdet eder ve yalnızca Sen’den yardım dileriz” (Fâtiha 5).

“Eşhedu en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden âbduhu ve Resûluhu”…

En doğrusunu sâdece Allah bilir.

Hârûn Görmüş
Eylül 2017


  



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme