10 Şubat 2016 Çarşamba

Kozmik Fon Işıması Yanılsaması


Big-Bang Teorisi’nin delîli olarak gösterilen Kozmik Fon Işıması sâdece bir yanılsamadır. Kozmik Fon Işıması zannedilen şey aslında, kâinâttaki bütün materyâllerin radyasyon yaymasından başka bir şey değildir. Evren materyâlleri tarafından yayılan bu radyasyonu, Big-Bang’in delîli olduğunu zannettikleri Kozmik Fon Işıması’nın yaydığı radyasyon zannediyorlar. Oysa “Kozmik Fon Işıması” diye bir ışıma yoktur. Kozmik Fon Işıması zannedilen şey, evrendeki tüm maddelerin ve hattâ ışığın bir radyasyon yaymasıdır ki yayılan bu radyasyon evrene homojen bir şekilde dağılır ve kâinâtın her yerinde gözlemlenebilir.

Caner Taslaman kozmik fon ışımasını anlatırken:

“Eğer 13,7 milyar yıl önce bir patlama olduysa, günümüze kalan bir ışımasının olması gerekir. Olay önce teorik olarak gösterilmiştir. 1960’lı yıllardan sonra radyo ve televizyon işleri artınca radyo dalgaları ile ilgilenme artmıştır ve bir anten kurma işi sırasında tesâdüfen parazit olarak büyük patlama ışıması bulunmuştur. Başlangıçta işlerin yoluna girdiği sanılmışsa da daha sonra bir sorun çıkmıştır. Evrende bilindiği gibi galaksiler vardır. Galaksilerden bu ışımayı kendilerine isâbet eden yerlerde emmeleri beklenir. Ama böyle olmamaktadır. Işıma, galaksiler dâhil her yerden gelmektedir. Öyle ise patlamanın kaynağı bize göre galaksilerden daha yakında bir yerde olmalıdır. Bu sonuç Büyük Patlama Teorisi’ni geçersiz kılar.  Belki de gerçek tümüyle farklıdır. Işığın bir ortam içinde yayıldığını düşünürsek, uzayda da bir ortamın olduğunu ve bu ortamın yalnız ışığı değil, gözle göremediğimiz radyo dalgalarını da engellediğini ciddî olarak düşünmek durumunda kalırız.  Diğeri, uzay kütleler nedeniyle sürekli bükülüyor. Bir kozmik ışın bize düzgün doğrusal bir çizgi şeklinde ulaşamıyor. Buna karşılık galaksi ışınları da bize düzgün doğrusal bir şekilde ulaşamıyor. Bize gelene kadar ışınların ne gibi yollardan geçtiğini hiç-bir zaman bilemeyiz. Belki yolda öyle şeyler oluyor ki ışımada hiç-bir boşluk kalmıyor. Doppler etkisini kabûl etmenin bir sonucu daha var. Büyük patlama teorisine göre ve Doppler etkisine bakarak evrenin sınırlarına doğru galaksilerin bizden ışık-hızına yakın bir hızda uzaklaştığını biliyoruz. Ama daha uzaklaşınca galaksilerin ışık-hızını geçmeleri gerekir ki bu mümkün değildir. Öyle ise böyle bir etkinin olmaması gerekir” der.

Michael Rivero:

“Big-Bang'i kanıtlamak için ilk-patlamanın günümüzdeki yankısı anlamında yorumlanabilecek Kozmik Arka-plân Radyasyonu’nu araştırmaya yönelik bir çaba ortaya çıktı ve gerçekten de bir sinyâl bulundu. Aynen Aristo ve Hubble gibi, Kozmik Arka-plân Radyasyonu fikrinin öncüleri de sinyâlin kendi düşündükleri anlama geldiğini, başka alternatif açıklaması olamayacağını farzettiler. Bu radyasyonun bulunması Big-Bang Teorisi’nin büyük kanıtı olarak îlan edildi ve teoriye yatırımda bulunmuş olan kurumlar kutlandı.

Fakat sonra ortaya çıktı ki, Epicycle Teorisi’nin gezegenlerin hareketini doğru şekilde açıklayamaması gibi, Big-Bang Teorisi de uzayla ilgili yapılan ölçümleri iyi açıklayamıyordu.

Birinci sorun olarak “ufuk problemi” vardı. Şu-anda evren 28 milyar ışık-yılına yayılmaktadır ve 14 milyar yaşında olduğu düşünülmektedir. (Tabî ki, eğer biz gerçekten de evrenin merkezinde değilsek, evren en az bir yönde daha uzağa yöneliyor olmalıdır). Hiç-bir şey ışık-hızından hızlı hareket edemeyeceğine göre, ısı-radyasyonunun iki ufuk arasında Big-Bang tarafından yaratılmış olması gereken soğuk ve sıcak bölgeleri dengeleyecek ve şu-anda gözlediğimiz dengeli durumu oluşturacak şekilde hareket etmiş olması mümkün değildi” der.

Dolayısı ile Kozmik Fon Işıması zannedilen şey bir yanılsamadan ibârettir ve alınan sinyâl, Dünyâ da dâhil, kâinatın her yerinden, maddelerinin döngüleri sonucu oluşan ve sürekli yayılan radyasyondan başka bir-şey değildir.

En doğrusunu sâdece Allah bilir.

Hârûn Görmüş
Şubat 2016











Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme